
İş kolunuzu nasıl tanımlarsınız?
APACK markası altında ilk dönemler sadece Avrupa menşeili gıda ambalaj makineleri için satış ve pazarlama hizmeti verirken sonrasında kendi ambalaj makinelerimizin mühendisliğini yapıp kendi markamız altında makine üretmeye başladık. Son 18 yıldır tamamen kendi tasarımımız olan gıda ve medikal ambalaj makinelerini yine kendi fabrikamızda üretiyoruz. Bütün modellerimiz uluslararası gıda ve medikal üretim sertifikalarına sahiptir.
Firmalar Apack ile nasıl bağlantıya geçiyor?
Uzun yıllar birlikte projelere imza attığımız dostlarımız, bir ihtiyaçları olduğunda hemen telefon açar, isteklerini bildirir. Projelendirmesini yaparız, hizmeti veya makineyi/ekipmanı teslim ederiz. Yaptığımız işi, kalitesini, fiyatını sorgulamazlar. Çünkü yılların getirdiği bir güven duygusuna sahiptirler. Müşterilerimizle olan bağımızı uzun süreli kurarız ve bu süreklilik için çaba sarf ederiz. Hizmet kalitemizden ödün vermeyiz, malzemeden eksiltmeyiz, günü kurtaracak iş yapmayız. Ticarette “güven” faktörü çok önemlidir, marketlerde bulunmaz, zamanın tülbendinden damıtılır.
Yeni firmalarla iş akışınızı ne şekilde kuruyorsunuz?
Elbette sektöre her zaman yeni oyuncular katılıyor, bir kısmı genç arkadaşlar. O nedenle yatırımcı firmalar bizimle bağlantıya geçmeden önce zaten epeyce araştırmış oluyor. Hatta rakip firmalarla görüşmeler yaptıktan sonra bize gelenler oluyor. İnternetten, sosyal medyadan, ortamından bizi izliyorlar, yaptığımız işleri görüyorlar. Sektörümüzün en değerli güvenoyu, tanıdıklardan alınan tavsiyelerdir. Zamanında teslim yapıyorlar mı, sistem kurulumunu düzgün yapıyorlar mı, eğitim veriyorlar mı, bakım-onarım-yedek parça çözümleri var mı, makineleri düzgün çalışıyor mu gibi konuları çevrelerinden öğrenerek toplantı masasına oturuyorlar.
Yetkililerle bir araya geldiğimiz ilk buluşmayı biz “sıfır toplantısı” olarak adlandırıyoruz. Bu toplantıda, “Piyasada aynı kulvarda hizmet/makine ve çözüm üreten firmalar varken niye APACK” sorusunu aydınlatıyoruz. Zaten bunu sormadan hiç kimseyle iş birliğine başlamamak lazım. Biz 30 yıldır özellikle gıda ürünlerinin ambalajı konusunda bu sektöre hizmet veren bir firmayız. Ar-Ge’de, tasarımda ve üretimde emek veren arkadaşlarımızla uzun yıllardır birlikte çalışıyoruz, bir aile gibiyiz. Ambalaj makineleri üreticisiyiz ama süreç içinde sahip olduğumuz deneyim bizi “gıda ve medikal” konusunda özelleşmemizi sağladı. Sonunda sadece makine üreticisi değil, sistem ve çözüm üreticisi durumuna ulaştık.
Aslında amatör ruhla çalışan profesyonel bir ekibiz. Her ürettiğimiz makine bizim çocuğumuz gibidir. Birkaç tane çelik parçasını tam otomatik bir makine haline getirdiğimizde çocuklar gibi seviniriz. Bazı ustalarımızın üretim sırasında makineyle sohbet ettiğine çok şahit oldum. Bu yaptığımız işe nasıl sahip çıktığımızın bir göstergesidir. Bir firma yaptığı işle, tavsiyelerle ve referanslarla büyür. Bu kadar yıldır işimizi doğru yapmasaydık, hiç kimse bizim karakaşımıza, kara gözümüze bakıp yatırım yapmazdı. Piyasada bizi tercih etmelerinin en önemli sebeplerinden biri de ESNAF bir firma oluşumuzdur. İnsani ilişkilerimiz yaptığımız işten önce gelir. Selam vermeden, hâl hatır sormadan işe başlamayız. Alışverişler, işler güçler geçicidir, kalıcı olan dostluklarımızdır. Proje ortaklarımızla ilişkimiz alışverişe endeksli değildir.
Makineyi sattınız, ya sonrası?
Makinesini sattıktan sonra kenara çekilen firmalardan değiliz. Hatalı yatırımlardan dolayı, yanlış iş bağlantılarından dolayı zarar görünce dönüp dolaşıp sonunda bize ulaşan pek çok arkadaşımız var. Adam makinesini vermiş, sen sağ ben selâmet… Ara ki bulasın.
Makine satanların bir kısmı, “Tabakçı burada, filmci burada, gazcı burada, gerekenleri temin edin sonra gelip makinenizi kurarız” deyip müşteriyi kaderiyle baş başa bırakıyor. Sonra hatalı ambalaj, bozuk ürün, yanlış tabak ve film tercihleri, hatalı işlemler, yanlış pazar politikaları, iade edilen ürünler, zedelenen marka değeri derken milyonlarca lira zararla iflas eden kaç tane firma var hepsini görüyoruz ve izliyoruz.
Biz böyle değiliz, biz müşterimize çözüm üretiriz, sistem desteği veririz, üretimin diğer ayaklarıyla buluştururuz. Makinelerimizin kullanımı ile ilgili, tabak seçimleri, film kullanımı, gaz kullanımı ile ilgili konularda personeli ve müşteriyi eğitiriz. Ürününüz en doğru şekilde ambalajlanıp marketlerde rafa çıkana kadar yanınızda kalırız. Sizin başarı bayrağınız ne kadar yükseğe çıkarsa biz de o ölçüde bayrağımızı yükseğe taşıyabiliriz. Farklı firmalarla proje üretmeye çalışırken tıkanıp kalan pek çok yatırımcıya bile destek veriyoruz. Servis hizmetlerimizin neredeyse yarı zamanını bu tür hatalı projeleri düzeltmekte geçiriyoruz.
Bir makine üreticisi olarak diğerlerinden farklı mısınız?
Ürettiğimiz makinelerimiz dünya standartlarına uygun, yüksek kalitede, 24 saat esasına göre çalışabilen, kullanımı oldukça kolay olan ambalaj makineleridir. Zaten Avrupa ve dünya pazarına çıkabilmeniz için pek çok kriteri yerine getirmeniz gereklidir. Yoksa gümrüklerinden içeri bir tane vida sokamazsınız. Biz dünya pazarlarının talep ettiği kriterleri fazlasıyla yerine getirerek yıllardır dünya pazarlarına makine veriyoruz.
Gıda sektörünün “pardon”u yoktur. Bunu gayet iyi biliyoruz. En ufak bir hata büyük zararlara neden olabilir. Bu nedenle teknik servis altyapımız ve üretim kalitemiz oldukça iyidir. Bugüne kadar yüzlerce makine ürettik, epeyce tesis kurduk. 24 Saat esasına dayalı bir servisimiz vardır. Üretim sırasında bir sıkıntı yaşandığında gece yarısı, bayram seyran demeden koşarız. Biliriz ki üretimde zaman çok kıymetlidir. Çok şükür kimseden de bir şikayet duymadık. Makinelerimiz ve sistemlerimiz tıkır tıkır çalışmaktadır. Akşam kafamızı yastığa huzurlu bir şekilde koyabiliyoruz.
Pazarda varlığını korumanın ilkeleri nelerdir?
Makine işletiminde, ambalaj tekniklerinde ve ambalaj malzemelerindeki yenilikleri çok yakından izleriz. Her sene makinelerimizde birkaç tane güncelleme yaparız. Dünyayı izlediğimiz, hem haber verdiğimiz hem de haber aldığımız 5.000’in üzerinde bağlantımız var. Her gün bunlarla haberleşiriz. Bilgi değişiminde bulunuruz. Bu 5.000’in üzerindeki kişinin yaklaşık 800’ü sektörümüzde akademik alanda hizmet veren dünya çapında doktorlar, mühendisler ve bilim adamlarından oluşuyor. Bunlara bir de bu işle fiilen uğraşan profesyonelleri ekleyince ne kadar muhteşem bir bilgi ağının içinde olduğumuzu tahmin edersiniz. Bu nedenle karşılaştığımız sorunları paylaşıp çok hızlı çözümler üretebiliyoruz.
Tercih edilmemizdeki önemli etkenlerden birisi de; ürüne, mekana, müşteriye göre “butik” üretim yapmamız. Bütün makinelerimizi sipariş üzerine üretiyoruz. Standart fabrikasyon üretimimiz çok az. Öyle üretip vitrine koyup müşteri bekleyen bir işletim tarzımız yok. Makinelerimizi tamamen müşterimizin isteklerine, ihtiyaçlarına, üretim mekanına göre tasarlıyoruz. Geçen gün bir müşterimiz için tam otomatik makinemizin ana yapısını tepetaklak çevirmek zorunda kaldık. Bu da yeni parça tasarımları, yeni modüller, hareket aktarımında farklı yöntemleri gerektirdi. Ama yapıyoruz, bizim tarzımı bu.
Pazardaki yerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bize yatırım hevesiyle gelen kişilere sadece müşterimiz olarak değil, sektörü ayakta tutacak dinamikleri sağlayacak yeni bir çark olarak bakıyoruz. Yatırımcının ayakları yere sağlam basacak, yaptığı işten para kazanacak ki biz de kazanalım. O nedenle biz daha en başta müşterimizin yatırım politikaları konusunda fikirlerimizi anlatırız, ilk adımın doğru atılmasına yardımcı olmaya çalışırız. Piyasanın vereceği yanıtı örneklemeden en büyük makineleri, en otomatikleri, en pahalıları satmaya kalkışmayız. Ambalaj ve işlemlerle ilgili geçmişe yönelik deneyimlerimizi paylaşırız.
Bizi dinlersiniz veya dinlemezsiniz, o sizin bileceğiniz iş. Arabanızın motoru ne kadar güçlü olursa olsun, kontrol mekanizmanız yeterli değilse duvara çarparsınız. Zarar sadece sizde kalmaz, arkanızda domino taşları gibi zarar ederek yıkılan firmalar bırakırsınız. Bu yüzden kendimizi ESNAF olarak nitelendiriyoruz.
Bizden aldığınız ekmek karnınızı doyurursa mutlu oluruz. Aç kalırsanız üzülürüz, yardım etmeye çalışırız. Çoğu zaman taşın altına elimizi koyarız. Bugüne kadar hep böyle oldu. Zamanımızın acımasız piyasa koşullarında geçerli bir davranış mı bu? Tabii ki değil. Ama bugünlere de bu davranış üslubumuz sayesinde ulaştık. Bu eski usul esnaf karakterini terk etmeye de niyetimiz yok.
Müşterimiz olun veya olmayın her zaman hatırı sayılır kahvemizi içmeye bekleriz.
Röportaj, sektörel yayıncı Packworld dergisi tarafından yayınlanmıştır. (2025)
https://www.packworldturkiye.com/haber/gida-sektorunun-pardonu-yoktur-abdullah-sen-ile-sektor-ve-ilkeler-uzerine.html